Alkol: Etil mi, Metil mi? Bir Edebiyatçının Gözüyle Kimlik Arayışı Bir kelime bir düşünceyi, bir düşünce bir eylemi, bir eylemse bir dünyayı dönüştürme gücüne sahiptir. Kelimelerin ardında saklı olan anlamlar, yalnızca okurun değil, yazarın da ruhunu şekillendirir. Her metin bir kimlik, her kelime bir ses arar. Tıpkı bir alkolün, etil mi yoksa metil mi olduğunun, kimyasal bir çözümleme ile ortaya çıkması gibi, edebiyat da birçok maskenin ardındaki gerçek kimliği arar. Peki, etil ve metil alkoller arasındaki farkı nasıl keşfederiz? Kimyasal bir bakışla mı, yoksa insanın evrensel arayışına dair bir metafor olarak mı? İki alkol türü, edebiyatın derinliklerinden bir karakterin kimlik…
Yorum BırakGüncel Yorumlar Yazılar
25 kg Hazır Sıva Kaç m² Eder? Pedagojik Bir Bakış Eğitim ve öğrenme, her bireyin hayatında dönüştürücü bir güce sahiptir. Bir şeyleri öğrenmek, sadece bilgi edinmek değil; aynı zamanda dünyayı, kendimizi ve başkalarını daha derin bir şekilde anlama sürecidir. Her bir öğrenci, her bir öğretim deneyimi, farklı bir yolculuktur. Bu yolculuk, bazen sayılarla, bazen ellerle dokunarak ve bazen de kavramlarla şekillenir. İşte, 25 kg hazır sıvanın kaç metrekareye yeteceği gibi pratik bir soruya yaklaşmak, eğitimde ne kadar farklı bakış açıları ve öğrenme stilleri olduğunu gösterir. Bu basit sorunun arkasında, bir öğretim yöntemi, bir öğrenme süreci ve toplumsal bir bağlam bulunur.…
Yorum BırakKot Aralık Uzaklık Nedir? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir psikolog olarak, insan davranışlarını anlamaya çalışırken, her birimizin çevremizle kurduğu bağın ne kadar farklı ve çok katmanlı olduğunu keşfetmek beni her zaman büyülemiştir. İnsanlar arasındaki ilişkiler, fiziksel mesafelerden çok daha fazlasını ifade eder; duygusal, bilişsel ve sosyal bağlamda da derin izler bırakır. “Kot aralık uzaklık” terimi, bazen bizim aramızdaki bu mesafeyi daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir. Ama gerçekten, bu kavramı nasıl tanımlayabiliriz? Hangi psikolojik süreçler bu mesafeyi etkiler? Bu yazıda, “kot aralık uzaklık” kavramını, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji boyutlarında ele alarak, bu mesafenin insan davranışlarına nasıl etki ettiğini inceleyeceğiz. Bilişsel…
Yorum BırakKalbin Görevi Nedir? Bir Antropolojik Perspektiften İnceleme Bir Antropoloğun Girişi: Kalbin Evrenselliği ve Kültürler Arası Çeşitlilik Kalbin görevi nedir? Sorusu, çoğu insan için biyolojik bir cevapla sınırlı gibi görünebilir. Ancak, antropolojik bir bakış açısıyla kalp, yalnızca bir organ olmanın ötesindedir. Kalp, insan kültürlerinde derin sembolik anlamlar taşır; sevgi, bağlılık, güç ve kimlik gibi kavramlarla iç içe geçer. Farklı kültürler, kalbe farklı anlamlar yükler ve onu ritüellerinde, sembollerinde ve topluluk yapılarında merkezi bir öğe olarak kullanır. Bir antropolog olarak, dünya üzerindeki kültürel çeşitliliği merak ediyorum. İnsanların kalbi nasıl algıladıkları ve ona ne gibi anlamlar yükledikleri, her toplumun değer yargılarını, inançlarını ve…
Yorum BırakCilde Sarı Kantaron Mu, Kırmızı Kantaron Mu? Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyasi İnceleme Siyaset bilimcileri, toplumsal yapıları ve güç ilişkilerini anlamaya çalışırken genellikle halkın, devletin ve kurumların nasıl etkileşime girdiğini sorgular. Ancak bazen gündelik yaşamda karşılaştığımız küçük seçimler de, bu büyük yapıları anlamamıza yardımcı olabilir. Mesela cilt bakımında kullanacağınız bitkisel yağlar… Herkesin bildiği gibi, sarı kantaron ve kırmızı kantaron gibi bitkiler, cilde olan faydalarıyla tanınır. Fakat bu bitkilerin hangi amaca daha uygun olduğu sorusu, aslında toplumsal güç dinamiklerinin ve ideolojilerin bir yansımasıdır. Cilde sarı kantaron mu, kırmızı kantaron mu sorusunun cevabını verirken, bu bitkilerin nasıl kullanıldığı, hangi…
Yorum Bırakİzmir Köftenin Farkı Nedir? Antropolojik Bir Perspektiften Bakış Antropolojinin temel sorularından biri şudur: “Kültür, bir toplumun yaşamını nasıl şekillendirir?” Bu soruya farklı coğrafyalardan, zaman dilimlerinden ve topluluklardan gelen insanlar üzerinden cevap aradığımızda, bazen bir yemek, bazen bir gelenek, bazen de bir ritüel, toplumların kimliğini anlamamıza yardımcı olur. İzmir köfte, sadece bir yemek değildir. O, İzmir’in sosyal yapısını, kültürünün çeşitliliğini, tarihsel geçmişini ve topluluk içindeki ritüelleri yansıtan bir semboldür. Bu yazıda, İzmir köftenin farkını antropolojik bir açıdan keşfedeceğiz. Hazırsanız, bir yemek üzerinden kültürler arasındaki bağları ve kimliklerin nasıl şekillendiğini birlikte gözlemleyeceğiz. Ritüellerin ve Yemeklerin Toplumdaki Yeri Her kültür, yemeklerini farklı şekillerde…
Yorum Bırakİmleci Nasıl Küçültülür? Edebiyatın Gücüyle Dijital Arayüzlerin Değişen Anlamı Kelimeler, dünyayı dönüştüren, yönlendiren ve şekillendiren bir güce sahiptir. Her sözcük, bir evrenin kapılarını aralar, her cümle, bir yeri, zamanı ve duyguyu yeniden inşa eder. Anlatılar, bizim dışımızdaki dünyayı algılama biçimimizi etkiler ve bu gücün dijital dünyadaki yansıması, belki de imleçle sınırlıdır. Peki, “imleci nasıl küçültürüz?” sorusu, edebiyatın derinliklerine indiğimizde aslında dilin, anlatının ve anlamın ne kadar esnek olduğunu keşfetmeye yönelik bir çağrıdır. Bu yazıda, kelimelerin gücünü ve anlatıların dönüştürücü etkisini edebiyatın ışığında ele alarak, dijital bir arayüzdeki bu küçük ama önemli detayın nasıl anlam kazandığını sorgulayacağız. İmleç: Dijital Edebiyatın Küçük…
Yorum BırakKasnak Örnekleri Günlük Hayatta Nerelerde Kullanılır? Eğlenceli Bir Rehber! Şimdi dürüst olalım: “Kasnak” kelimesini duyduğunuzda aklınıza önce ne geliyor? Büyük ihtimalle annenizin dantel işlerken kullandığı o yuvarlak şey ya da okulda fizik dersinde anlatılan bir makine parçası… Ama aslında kasnaklar hayatımızın her yerinde, üstelik bazen farkına bile varmadan onları kullanıyoruz. Gelin bu yazıda, biraz gülümseyerek, biraz da şaşırarak kasnakların günlük hayatımızdaki rolüne birlikte bakalım. Uyarayım, bu yazı kasnaklara bakış açınızı sonsuza kadar değiştirebilir! Kasnaklar: Hayatın Görünmeyen Kahramanları Kasnaklar adeta gündelik hayatın gizli ajanları gibidir. Ne göze batarlar ne de fazla ses çıkarırlar, ama görevlerini kusursuz yaparlar. Onlar sayesinde makineler çalışır,…
Yorum BırakV Sürat Mi? Eğitimde Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Bir eğitimci olarak, her zaman öğrenmenin yalnızca bilgi edinme süreci olmadığını vurgulamaya çalışırım. Öğrenme, bireylerin dünyayı algılama şekillerini dönüştüren, toplumları şekillendiren ve bireylerin potansiyellerini en üst düzeye çıkarmalarına olanak tanıyan güçlü bir süreçtir. Peki, hız mı, derinlik mi daha önemlidir? Bu soruyu yalnızca eğitimde değil, yaşamın her alanında da sormamız gerekir. Öğrenme sürecinde hız, başarmayı ifade edebilirken; derinlik, sürdürülebilir başarıyı ve kalıcı bilgiyi temsil eder. Öğrenme Teorileri ve Pedagojik Yöntemler Öğrenme süreci, farklı teoriler ve pedagogik yaklaşımlar tarafından şekillendirilmiştir. Bireylerin nasıl öğrendiğini anlamak, eğitimin en temel taşlarındandır. Bu teoriler, öğrenme hızının ve derinliğinin…
Yorum BırakEnerjinin İktidarı: Türkiye’de Hidrojen Üretiliyor mu? Bir siyaset bilimci, dünyayı yalnızca seçim sandıklarıyla değil, güç ilişkilerinin görünmez ağlarıyla okur. Enerji, bu ağın en stratejik damarlarından biridir. Hidrojen enerjisi ise bu çağın yeni ideolojik alanıdır: hem çevreci hem de stratejik, hem vaat dolu hem de rekabetle örülü. Türkiye’de “hidrojen üretiliyor mu?” sorusu bu yüzden teknik bir sorudan öte, iktidarın yeni biçimlerini anlamamıza yarayan bir politik göstergedir. Enerji Üretimi: Modern Devletin Yeni İktidar Alanı Michel Foucault’nun güç kavramını hatırlayalım: Güç yalnızca baskı değildir; aynı zamanda üretimdir. Hidrojen üretimi de bu anlamda yalnızca enerji üretmek değil, egemenlik üretmektir. Türkiye, hidrojen alanına yatırım yaptıkça,…
Yorum Bırak