Highlighter Nereye Sürülüyor? Bir Genç Kadının Işıltılı Yolu
Kayseri’nin soğuk sokaklarında yürürken aklımda tek bir şey vardı: “Yüzümde ışıldayan bir şey olsun, bir umut ışığı…” Bazen en basit şeyler bile insanın ruhunu canlandırabilir. Bir parmak dokunuşu, bir parça highlighter… Ama o gün, hayatımda çok başka bir şeyin parlamaya başladığını fark edecektim. O küçük, ışıltılı tozun nereye sürüleceği sorusu, bambaşka bir hikâyeye dönüşecekti.
—
Yüzümdeki Hüzün ve Highlighter’ın Çıkış Noktası
Bazen öyle zamanlar gelir ki, içinde bulunduğun duygusal boşluktan kurtulmak için küçük bir adım atman gerekir. Günlerce içimde birikmiş olan hüzün, Kayseri’nin kasvetli havasına karışarak bana yük oluyordu. O gün, elime aldığım o minik highlighter paleti, bana hiç beklemediğim bir şekilde umut verdi. Ama önce, o ana nasıl geldiğimi anlatmam gerek.
Bir hafta önce, eski bir arkadaşımla tartışmıştık. Her şeyin üst üste gelmesiyle bir anda herkesin kafasında onca soruyla kaldım. En sevdiğim şehri, Kayseri’yi seviyorum ama bazen insan, yaşadığı yeri bile sevemez hale gelebiliyor. Her şey bir araya gelip içinde kaybolmak zorlaşırken, birazcık da olsa yüzümde bir şeyin parlamasını istedim. Highlighter’ın da bu parlamaya yardım edebileceğini düşündüm. O gün hayatımda bir şeyin değişmesini bekliyordum.
—
İç Sesim ve O An
Bazen yalnız kaldığında, bir şeyi yapmak istesen de o anı başlatacak cesareti bulamıyorsun. O an, ellerim highlighter paletinin üzerinde gezinirken kalbim hızla çarpmaya başladı. Sadece bir makyaj malzemesi değildi bu, o an hayatımda çok şeyin değişmesine yol açacak bir nesneye dönüşmüştü.
Aynada, yorgun gözlerimle bakarken iç sesim fısıldadı:
“Bunu doğru yapman gerekiyor. Bir şeyler değişecek. İstersen parlamaya başla…”
Hiç bir anlam veremedim, ama bir şeylerin parlaması gerektiğini hissettim. Yüzümde bir ışık, bir yansıma görmek istedim. O parlamanın içinde kaybolmak istemedim. Yavaşça highlighter’ı aldım, ve parmaklarımla çok nazik bir şekilde elmacık kemiklerime, burnumun ucuna dokundum. Hafifçe, tıpkı bir ışık hüzmesi gibi, ışıltı yayıldı.
—
Yavaşça Parlayan Bir Yüz, Yavaşça Parlayan Bir Ruh
O an, yüzümdeki highlighter’ın ışıltısı gibi, ruhumda da bir parıltı oldu. Highlighter nereye sürülür? Belki de birini sevdiğinde, bir şeyler kaybolduğunda, ya da hayatın seni biraz daha olgunlaştırdığında, bir noktada o “ışık” yerini buluyor. Yüzümdeki ışıltı, bana sadece makyaj değil, bir başka anlam kazandı. Bir şeyin değiştiğini, aslında dışarıdan değil, içeriden bir ışığın belirdiğini hissettim.
Yavaşça bir umut, bir heves, yeniden büyümek ve kendimi bulmak gibi bir şeydi bu. Highlighter, cildimin üzerinde parıldadığı gibi, bir anda içimdeki karanlık da azalmaya başladı. Sadece cildimdeki ışıltı değil, ruhumda da bir parlama vardı. Bu basit bir makyaj malzemesi olabilirdi, ama o gün benim için çok başka bir şey oldu.
—
Bir Diyalog:
Ben: “Nereye süreceğim ki? Elmacık kemiklerime mi, yoksa burnumun ucuna mı?”
Kendim: “Burnunun ucuna sürersen, gerçekten parlaman gerektiğini hissettirebilirsin. Ama ya elmacık kemiklerine sürersen? O zaman sen zaten parlayan bir insansın gibi hissedersin.”
Ben: “Hmm… Yani her şeyin bir yeri var, değil mi?”
Kendim: “Evet, her şeyin bir yeri var. Bir yerde parlamak gerek.”
—
Bir Kadın Olarak Parlamanın Gerçek Anlamı
Bir süre highlighter’ın ışıltısı yüzümdeki cildi yakından incelerken, dışarıdaki dünyayla bir bağ kurdum. Belki de parlamak, sadece dışarıya değil, içeriye de olmalıydı. Hayatımda kaybolduğum anlar oldu, fakat parıldayan her bir ışık, bana kaybolduğum noktada bir yol gösterdi. Highlighter nereye sürülür? Sadece yüzünde değil, içindeki karanlık noktaların üzerine de sürülmeli.
O anı hatırlıyorum, yalnızca highlighter ile değil, gözlerimdeki ışıkla dünyaya baktım. Hayat bazen o kadar karmakarışık ki, insanın yalnızca bir anda ne yapması gerektiğini bilmesi zor oluyor. Ama yüzümdeki parıltı bana bir şeyler hatırlattı: Yola devam et, kaybolma, hep ışılda.
—
Bir Gözyaşı ve Işıltılı Bir Yüz
Bir süre sonra, o gün highlighter ile parlarken bir süre kendimi sadece dışarıdaki ışıltılarla değil, içsel bir güzellikle de parlatmaya başladım. Kendimi bulma yolunda, her adımımda, her dokunuşumda, o ışıltıyı biraz daha hissediyordum. Gözlerimdeki yoğun duygular, bir zamanlar kaybolmuş hissettiğim her şeyi artık kabul etmeme yardım etti.
O gün, bir gözyaşı düşerken, birden fark ettim: Her şey aslında ışıldıyor. Kaybolduğumda bile, içimde bir parıltı vardı. Ve bu, sadece highlighter’ın verdiği bir ışıltı değildi. İçimdeki güç, beni bir sonraki adımı atmaya itiyordu.
—
Son Söz:
Highlighter nereye sürülür? Belki de yalnızca cildimize değil, ruhumuza sürülmeli. O kadar çok karanlık var ki dünya da, bizlere de… Ama unutmayın, her bir parıltı, kaybolan bir umudun yerini bulur. O yüzden parlamak istiyorsanız, biraz highlighter’la değil, biraz da duygusal bir aydınlıkla yol alın.
Bazen en çok karanlıkta parlayan ışıklar, hayatın en güzel yansımasıdır.